Belm’art Space, Zuhal Baysar’ın Yerkucak/Terralapsus başlıklı sergisini duyurmaktan mutluluk duyar.
Yerkucak/Terralapsus, sanat nesnesinin doğa nesnesine ne kadar yaklaşabileceğini ve insan yapımı olan biçimin toprağın fiziksel gerçekliğine ne derece karışabileceğini sorgular. Sınırların eridiği, sanatın doğayla birleştiği bir olasılığı araştırır.
Serginin çekirdeğini, doğaya ait olan ve doğayı dönüştüren iki gücün birlikteliği oluşturur: Teraryumların içinde bir doğa parçasının “insafına bırakılmış” kil heykeller yaşayan bitkilerle yavaşça karışır, çözünür ve yeni yaşama dönüşür. Aynı zamanda, boya resimlerinde doğa ve insan biçimleri üst üste biner, iç içe geçer; insan figürü toprak, yaprak ve kök içinde erir. Katı olan erir, sınırlar kaybolur, yeni bir beden ortaya çıkar. Beden kimi zaman hakimiyetini ortaya koyarken kimi zaman varlığının çözünmesine izin verir. İzleyici, insanın doğa varlığı ile bireysel varlığı arasındaki bu tuhaf gerilimi seyreder.
Yerkucak/Terralapsus, sanatın doğayla birleşme sınırlarını test eder ve bu sınırların kalktığı bir birliği sorgular. Sanat nesnesi doğal olabilir mi? Doğanın insana ait olması mümkün müdür? Başka türlü soracak olursak:
İnsan gerçekten doğal bir varlık mıdır?
“Yerkucak/Terralapsus” 23 Mayıs’a kadar Pazartesi hariç her gün 12.00-19.00 saatleri arasında Belm’art Space’te ziyaret edilebilir.